Formula 1 – Güç Dengeleri-haberi

2021 sezonu, 2018 sezonundan sonraki en heyecanlı sezon olmayı garantiledi. 2018 sezonlarinda sömestri tatiline civarindan Ferrari’nin lehine giden şampiyonluk yarışı, sezon ortasından bu yana Mercedes lehine dönmüştü.

Bu dönüşte pilotaj hataları civarindan Ferrari’nin efsane patronunun ani ölümü, aracın geliştirilmesinde yapılan yanlışlar ve bu yanlışların neler olduğunun geç anlaşılması oyun oynamıştı.

Bu sezon ise şampiyonluk yarışına dahada çok ikili mücadeleler ve pilotaj hataları (özellikle Hamilton’ın hataları) damga vurdu. Verstappen’ın agresif tarzına Hamilton’ın dahada az boyun eğmesi neticesinde yaşanan kazalar şampiyonluk mücadelesinde mühim oyun oynadı.

Fakat asgari pilotların mücadelesi civarindan enteresan tek olay dahada var: O da takımların mücadelesi. Geliştirme çalışmalarının sınırlanmasına karşın güç dengelerinin devamlı istikamet değiştirmesi Sahiden şaşırtıcı. Şimdi tek müddettir süre gelen ve ülkemiz GP’sinden ardindan dahada da barizleşen güç trendini değerlendirelim.

İlk yazıda Mercedes – Red Bull ikilisini yazacağım. İkinci yazıda Ferrari, McLaren ve Alpine’e değineceğim. 

Mercedes – Red Bull Mücadelesi

Son altı yarışa girilirken şampiyonluk cephesinde işler kızıştı. Geçtiğimiz altı yarış düşünüldüğünde, özellikle iki yarışta Red Bull bizi yanılttı. İlki Macaristan, ikincisi Türkiye. Her iki yarışta da Red Bull’un faik olmasını bekliyordum. ama Mercedes üstündü.

Ben de arabaların karakterlerini ve yapılarını tek kenara bırakarak güç dengelerini değerlendirirken nerede hatali yaptığımı tanimlamak üzere başa döndüm. Başa döndüğümde ve özellikle takım yöneticilerinin demeçlerini incelediğimde, aslında onların beklentisinin de benimle örtüştüğünü gördüm. hemide Macaristan’da ayni vakitte da Türkiye’de Horner, yarışlardan evvel faik olmayı beklediklerini söylemişti. 

Mesela Monza’daki yarıştan ardindan Helmut Marko, “Monza ile Mercedes’in faik olduğu pistler bitti. Bundan sonraki dört yarışın bize ahenk gösteren olduğunu düşünüyorum.” izahını yapmıştı. ülkemiz bu dört yarıştan ilkiydi ve Red Bull faik değildi. Bu durum sürprizdi. 

Bu sürprizde rakiplerin iyi olmasından ziyade Red Bull’un zayıf olması oyun oynadı. Red Bull takım yöneticileri hemide Macaristan’da ayni vakitte da Türkiye’de ayarlarda hatali yaptıklarını belirterek bunu doğruladılar. Aslında tek yerlerde tek hatali olduğunu veriler de doğruluyor. Sezon süresince Red Bull’un ortada sıralardaki takımlarla var olan farkları 0,3 saniye ila 1,0 saniye arasında değişti. Türkiye’de durum farklıydı.

Türkiye’de hemide Mercedes’e pole derecesini kaptırdılar ayni vakitte da Ferrari ile ayrım Yalnızca 0,069 saniyeye civarindan düştü. Kardeş takım Alpha Tauri dahi Red Bull’a 0,130 saniye civarindan yakındı. Helmut Marko sıralamalardan sonra, “Muhtemelen Alpha Tauri bizden dahada iyi arabaydı. Verstappen’ın ayrım yaratarak Gasly’nin önünde kaldığını düşünüyorum.” dedi.

Marko’ya katılma eğilimindeyim. Ferrari’nin ve Alpha Tauri’nin Red Bull’a bu civarindan yakın olması, ama Red Bull’un perişan olmasıyla açıklanabilir. Düz asfalta sahip, dar virajlı kent pistlerinin Ferrari’ye uyduğunu biliyoruz. Bu tip pistlerde Ferrari faik süspansiyonlarının yardımıyla lastiklerini dahada acele ısıtıyor. Ayrı olarak kısa aks mesafesi sayesinde dar virajları dahada iyi alıyorlar. Bu tip pistlerde Ferrari’nin ön tarafa yakın olması normal. Ama ülkemiz öyle tek pist değil. Dolayısıyla hemide Ferrari’nin hemide Alpha Tauri’nin Red Bull’a yakın olması ama Red Bull’un perişan olmasıyla açıklanabilir.

Macaristan’daki sıralamalarda da normal olmayan tek şeyler vardı. Red Bull, Macaristan’da saklı popüler olarak görülen Ferrari’den 0,6 saniye dahada hızlıydı, burası normal. Ama Red Bull, Mercedes’e göre çok yavaştı. Mercedes, sıralamalarda Red Bull’dan 0,4 saniye dahada hızlıydı. Geçtiğimiz sezonlarda, Red Bull şampiyonluk mücadelesi vermiyorken dahi iki takım arasında Macaristan’da böylesi tek ayrım yoktu. Macaristan, Önceden beri Red Bull’un Mercedes’e alan okuduğu tek pistti. Mercedes’in uzunca dingil mesafesi Macaristan’da zorlanmalarına neden oluyordu.

Belçika, Red Bull’un performansıyla bizi şaşırttığı başka pistti. Mercedes’in faik olması koşul olan pistte Red Bull öndeydi. Yağış hasebiyle sektör günkü yarış yapılmamış olsa da bütün hafta sonu Red Bull üstündü. Antrenmanlarda, yarış simülasyonlarında ve sıralamalarda Red Bull dahada iyiydi. Onun sırrı da o hafta sonu alana çıktı. Honda, Belçika’ya tertemiz tek turbo ile gelmişti. tek güç pisti var olan Belçika’da tertemiz turbo ünitesi ayrım yaratmıştı.

Hollanda’da ise Red Bull’un hatri sayilir büyüklükte üstünlüğü beklentiler dahilindeydi. Dar virajlar, lastik ısıtmayı zorlaştıran tertemiz asfalt, ortada hızlı istikamet değişimleri tam manasıyla Red Bull’un damak zevkine uygundu. Verstappen, sıralamalarda DRS arızasına karşın pole derecesini kolayca aldı. Yarış içindeki farkı Horner, “Mercedes’ten tur başına 0,2 saniye üstündük.” diyerek açıkladı. Hollanda, Monza ve Rusya ile birlikte güç dengelerinin beklentiler dahilinde var olan üç pistten biriydi.

Ancak konuyu Yalnızca Red Bull’un performansı ve Red Bull yöneticilerinin izahlarıyla incelememek lazım. tek de madalyonun diğer yüzüne, Mercedes’e bakacağım.

Sezon başında kaideler değişti. Bu değişimden en menfi etkilenen takımlar art bölümü alçak var olan Aston Martin ve Mercedes’ti. Bir hayli yorumcu bu iki takımın başarısızlığını rake açısına bağlarken bendeniz değişik tek parametreye bağladım: arabaların uzunca olmasına. Mercedes’in ve Aston Martin’in uzunca olması hasebiyle tertemiz kaidelerden en menfi etkilenen takım olduklarını sezon başından beri yazıyordum. benim düsünceme göre arabalar aşırı uzunca oldukları amaciyla tabandan akan havayı izole etmekte başka takımlara göre dahada çok zorlanıyorlar.

Bu nedenlerle arabanın arkası dahada dengesizdi ve Mercedes tek kapanın içindeydi. Yavaş virajlardan çıkışta iyi çekiş yakalamak amaciyla art süspansiyonları belli tek süre yumuşak ayarladıklarında arabanın arkası dengesizleşiyordu. Arabanın dahada dengeli olması amaciyla art süspansiyonları sertleştirdiklerindeyse yavaş virajlardan çıkışta yavaş kalıyorlardı. Ayrı olarak art lastikleri ısıtamıyorlardı. 

İngiltere’ye civarindan yavaş virajların çıkışında aşırı derecede ağır var olan tek Mercedes laf konusuydu. özellikle Avusturya’da Mercedes, Yalnızca üçüncü virajın frenleme noktasıyla dördüncü virajın sonu arasında Red Bull’dan 0,4 saniye dahada yavaştı. Başka bir deyişle Yalnızca iki dönemeç ve tek düzlükte çok hatri sayilir büyüklükte vakit kaybediyorlardı. 

Bu durum İngiltere’deki güncellemelerle kısmen ortadan kalktı. İngiltere hafta nihayetinde Toto, “Artık çok dahada hızlı değiliz ama dahada geniş tek ayar aralığına sahibiz.” dedi. Bunun evvel tesiri Macaristan’da görüldü. Red Bull’un ayar hatasının yanında Mercedes’e de burada İhtiyaç duyulan krediyi saglamak lazım.

Silverstone’da tek şey dahada oldu: Esnek art kanatlar Tamamiyle yasaklandı. Red Bull’un uzunca vakittir kullandığı, Mercedes’in evvel olarak 2020 yılının temmuz ayında karşı çıktığı esnek art kanatlar 2021 yılının temmuz ayında yasaklandı. Esnek kanatlar basitçe şöyle çalışıyor: Düzlüklerde arabanın hızı artınca, havanın uyguladığı kuvvetle kanat arkaya yatıyor. Bu durum sürüklenmenin azalmasına, nihayet hızın ise artmasına katkı yapıyor. Esnek art kanatların yasaklanması güç dengelerine etki etti. Artık Red Bull düzlüklerde eskisi civarindan hızlı değildi. Düzlüklerde hızlı olmak amaciyla dahada minik art kanat takmak zorunda kalıyorlardı. Bu da virajlarda dahada da yavaşlamaları mananına geliyordu.

Resim 2: Arkaya doğru esneyen kanat, nihayet hızın artmasına muavin oluyor.

Bu arada esneyen kanadın yokluğunun Monza, Silverstone ve Rusya’daki düzlüklerde Red Bull’u yavaşlatmasını anlayabiliriz. Ama Macaristan’da ve Türkiye’de iki takım arasında bu civarindan ayrım yaratmaması lazım. Burada Mercedes’in dönemeç kabiliyetindeki artışı da anlamamız lazım. Mercedes, Türkiye’deki art düzlükte Red Bull’a 0,250 saniyelik tek üstünlük kurdu. Ama Lewis pole derecesini, Verstappen’dan 0,310 saniye çok farkla kazandı. Başka bir deyişle Mercedes Yalnızca düzlükte değil, virajlarda da ayrım yarattı.

Madalyonun Mercedes tarafına bakmaya ayni ritimde devam edelim. Geçtiğimiz sezonun başında FIA, Formula tek araçlarının motorlarının yağlamasıyla alakalı Bir takım sınırlamalar (yağ iletim borularının kısalması gibi) getirdi. Motor mimarisi gereği yağlamayla alakalı kaidelerden en çok etkilenen takım Mercedes’ti. geçen sezonun kış testlerinde Bir hayli Mercedes motorlu araç yolda kaldı. Bu sezon Hamilton’ın evvel motoru Hollanda’daki idman seansında yağ kaçağı neticesi kurtarılamayacak şekilde hasarlandı. Bottas’ın Monza’da takılan dördüncü motorunun da aynı meseleden mustarip olduğu konuşuluyor. ama uzunca müddettir üzerinde çalışılan bu mevzunun üstesinden gelindiği ve içten yanmalı motorun üst performans modlarının dahada sık kullanılacağını Toto’nun demeçlerinden anladık. Toto ülkemiz GP’si hafta sonunda, “Artık motor ile alakalı dahada agresif olabileceğiz.” dedi.

Resim 3: Mercedes, Hollanda’da yolda kaldı.

Horner ve Marko ise demeçleriyle bunu doğrularken, “Mercedes’in art düzlükteki nihayet hızı inanılmazdı.” dediler. netice olarak Mercedes’in motorda dahada agresif olabilmesi neticesinde performans kazanımı sağlandı.

Bence nihayet vakitte Mercedes’in Red Bull’a yaklaşmasında güncellemeler de oyun oynadı. Hatırlarsanız FIA, takımların geliştirme çalışmalarını sınırlandırmak amaciyla geçen sezon “jeton” sistemini getirmişti. Her takım, aracın belli noktalarını seçti ve Yalnızca o noktalarda geliştirme çalışması yapabildi. Bir hayli takım geliştirme yaptığı bölgeleri açıklama etti veyahut açıklamasa dahi dışarıdan bakıldığında çalışılan bölgeler anlaşıldı. Mercedes ise bu konuyla alakali Daha sessiz. Üstelik geliştirme yaptıkları bölgeler dışarıdan bakıldığında anlaşılmıyor. Bu durum güncellemeleri tanimlamak ile alakalı da bizi zorluyor. Aracın görünmeyen tek kisminda kullanılan jetonlar ve aynı şekilde o konuda yapılan güncellemelerin güç dengelerini etkilediğini düşünüyorum.

Türkiye’de Toto da dahada özgüvenli tek İzah yaptı: “Sezon başında değişen kaidelerle alışkın olmadığımız tek yerdeydik. Arabayı kullandıkça onu anladık ve dahada iyi performans göstereceğimiz yerleri bulduk. Şu anda yedi yarış var ve güzde veyahut yazın olduğumuz yerden çok dahada iyi tek noktadayız.”

Tüm bu yazdıklarımdan çıkardığım netice şu: güç dengeleri Mercedes lehine değişmeye başladı ve nihayet altı yarış beklediğimizden enteresan olacak. güç dengelerinin değişmesinde aşağıdaki parametreler oyun oynadı:

1) Red Bull’un ayar hataları,

2) Esnek art kanatların yasaklanması,

3) Mercedes’in dahada agresif motor modlarını kullanması,

4) Mercedes’in aerodinamik manada yaptığı güncellemeler.

İngilizler, “Formula 1’de 24 saat dahi çok uzunca zaman.” der. Her şey çok acele değişiyor ve minik müdahaleler hatri sayilir büyüklükte farklar yaratıyor. Bu durum da bundan sonrası amaciyla kati konuşmayı zorlaştırıyor.

Fırat KESKİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir