Araplar neden İsrail’e karşı birleşemiyor? Arap milliyetçiliği hakkında bilmeniz gerekenler-haberi

Türkiye ve İran’ı kaide dışı olarak onay edersek; ortada doğu coğrafyasının Arap coğrafyası ile üst üstüne örtüştüğünü söyleyebiliriz. tek bir memleket dışında: İsrail… Peki nasıl oluyor da İsrail bu civarindan huzurlu tek şekilde Filistin topraklarını işgal edebiliyor, hiçbir haklı gerekçesi olmadan sivilleri vurabiliyor?

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ VE SİYONİZMİN GELDİĞİ YER AYNI: AVRUPA

Orta Doğu’da milliyetçilik kavramı 1700’lerin sonlarında Avrupa’da beliren milliyetçilik akımlarıyla birlikte alana çıktı. Arap milliyetçiliğini başlatanlar, tıpkı siyonizmin kurucuları gibi, Avrupa’da eğitim görmüş ve ortada Doğu’ya dönmüş tahsilli kişilerdi. Avrupa’da milliyetçilik akımının gelişmesinden Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar, aynı küresel akım, Avrupa ve Balkanlar’da toprak kayıplarına neden olurken, o esnada ortada doğu ve şimal Afrika’daki toprak kayıplarının da baş sorumlusuydu.

18. yüzyıla civarindan Arapların tek arada müsterek bilinçle devinim ettiğini veyahut Osmanlı’ya karşı ayaklandığını gösteren (birkaç Selefi ayaklanması hariç) tek belge yok. Hem de Osmanlı’da 1800’lü senelere civarindan “Arap” kavramı çoklukla siyahiler, bedeviler ve Sahra-altı Afrikasında yaşayanlar amaciyla kullanılmaktaydı. O dönemde Osmanlı’daki Araplar kendisi kendilerini milliyetleriyle değil, geldikleri coğrafya ve şehirlerle tanımlamaktaydı. bu erken ise durum çok farklı.

Arap milliyetçiliği hemide coğrafi hemide fikri ayni vakitte da dini olarak öylesine bölünmüştür ki, pratikte tek bir Arap milletinden laf edilemez. bu yüzden ortada Doğu’da “milliyetçilik” dendiğinde “Arap milliyetçiliği” olarak anlaşılması doğalsa dahi yanlıştır.

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİNİN COĞRAFİ BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ

Arap milliyetçiliğinin coğrafi evrimi tıpkı siyonizm gibi, Avrupa’da eğitim görmüş ve tahsilli yurttaslar tarafından Suriye‘de başladı; Lübnan‘da entelektüel birikim kazanarak Mısır ve şimal Afrika’ya sıçradı.

Bugün çoklukla bakıldığında üç değişik “Arap milleti” vardır:

  • Levant (Bereketli Hilal) Bölgesi: Suriye, Ürdün, Filistin ve Lübnan.
  • Kuzey Afrika – Mısır Bölgesi: Mısır
  • Arap Yarımadası Bölgesi: Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri

İSRAİL’E ROKET ATABİLEN üç ÜLKE

Dikkat edildiğinde, “İsraille normalleşme” hakkındaki Abraham Anlaşmasını imzalamayan ve İsrail’e askeri ve siyasi olarak fiilen karşı çıkabilen Arap Devletlerinin haritasını çizmeye başladığımızda kendimizi Levant Bölgesi’nin haritasını çizerken buluyoruz.

Geçtiğimiz hafta Sahiden de Filistin’i bombalayan İsrail’e Yalnızca Suriye, Lübnan ve Ürdün’den roket atıldı. şimal Afrika ve Arap Yarımadası Bölgeleri Araplarından ise Yalnızca göstermelik tepkiler geldi.

Levant Bölgesi ise Arap milliyetçiliğinin doğduğu yer ve sosyalist-laik tek birleşmiş Arap toplumu öngören tek anlayışa sahip. Bu anlayış da tek Ortodoks ve tek Müslüman Arap’ın kurduğu BAAS partisine civarindan uzanmakta ve temelini oluşturmakta.

İsrail’e karşı Arap coğrafyasından destek alamamamızın ve ülkemiz olarak bugünlerde Suriye ile ilişkilerde revizyon tartışmaları yapılmasının nedeni bu. eğer İsrail’e karşı birleşilecekse bunu yapacak tek Araplar, Bereketli Hilal Bölgesi Arapları.

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİNİN TARİHİ BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ

Bu sürecin tarihsel süreçte evvel anti-Osmanlıcılık ile temeli atıldı; 1. hayat Savaşı sonrası Anti-Avrupacılık ve antiemperyalizme evrildi; 1930’larda ise bu görüşlere anti-siyonizm eklendi.

1950 ve 60’larda karizmatik liderleri ile altın çağını yaşayan Arap milliyetçiliği, nihayetinde 1967’de Arap-İsrail Savaşı’nı kaybetmesi neticeninde tesirini yitirdi. bu erken Daha aldığı maglubiyetin tesiriyle lidersiz ve işlevini kaybetmiş durumda.

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİNİN FİKİRSEL BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ

Arap milliyetçiliği neden ona esas olmuş gerekse onun içinden çıkmış “Pan-Arabizm”, “Mısır milliyetçiliği” ve Hem de “Nasırcılık”, “Baasçılık” ve “Vehhabilik (Selefilik)” ile karıştırılıyor. İşlevini yitirecek civarindan çok dahil dinamiğe sahip olması ise Arapların, Arap milliyetçiliği ile alakalı fikirsel olarak dahi birleşmelerini önlüyor.

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİNİN DİNİ BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ

Araplar aynı zamanda Yahudi, Hristiyan ve Müslüman olarak birbirlerinden ayrılırlar. Müslüman Arapların tarihi kayıtlarında “Osmanlı Devleti” var olan bahsedilen Osmanlı, Hristiyan Arapların kayıtlarında “Osmanlı İmparatorluğu” olarak geçiyor. Başka bir deyişle Müslüman Araplar kendini Osmanlı’nın asli üyesi olarak hissederken Hristiyan Araplar Osmanlı’ya dışarıdan monte olduklarını hissetmişler. Dolayısıyla Osmanlı coğrafyasında milliyetçi-ayrılıkçı Arap isyanları çogunlukla Hristiyan Araplar tarafından başlatıldı ve ayni ritimde devam ettirildi.

Dolayısıyla kamuoyundaki “Tüm Arapların Osmanlı karşıtı olması” algısı da yanlış.

“İSRAİL İLE NORMALLEŞME” ANLAŞMASI ARAPLARIN BİRLEŞMESİNİ ENGELLEDİ

İşte bu bölünmüşlüğü kendisinin yararına ustalıkla kullanan İsrail ise özellikle Trump’ın öncülüğünde geçtiğimiz yaz Körfez ve Mısır Araplarına imzalattığı (ama Levant bölgesi Araplarına imzalatamadığı) “İsrail ile normalleşme” anlaşması ile bizim anladığımız şekliyle “tüm” Arapların kendisine karşı birleşmesini engelledi.

Yeri geldiğinde her farklılığı tek kenara bırakarak millet olabilme gücünden yoksun kıldı ve geldiğimiz noktada ise Gazze’de bu erken yaşanan insanlık dramını mümkün kıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir